Av. Naim Güçden
Av. Naim Güçden

BARIŞ SURECİNDE TARİHİ DÖNÜM NOKTASI VE DEMOKRASİ

BARIŞ SURECİNDE TARİHİ DÖNÜM NOKTASI VE DEMOKRASİ                        İnsan oğlunun düşünmeden
ve dokunulmaz olarak kabul ettiği  t

3 Kasım 2013 Saat: 18:48
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 3.440 kez okunmuştur

BARIŞ SURECİNDE TARİHİ DÖNÜM NOKTASI VE DEMOKRASİ

                       İnsan oğlunun düşünmedenve dokunulmaz olarak kabul ettiği  tekolgu din olgusudur.  Gayrısı değişime vemanipüleye gebe bir çok akım ve fikirden öteye gidememektedir. Tarihte öylefikir ve akımlar olmuştur ki; dünyanın seyrini değiştirmiş ancak, yıllar sonratoplumlarda bırakmış oldukları ilk etkilerinden tamamen uzaklaşmış, yerini yenioluşumlara bırakmıştır. Şüphesiz hala bu devinim devam etmektedir. İnsandüşünen bir varlık olması hasebi ile iyiye ve doğruya elbette ki düşünerek ulaşmaçabasındadır. Ancak; ülkemizde düşünmenin suç, doğruyu söylemenin dokuz köydende kovulmaya neden olacak derecede kötü sonuçlar doğurduğu düşünüldüğündeinsanlarımızın söz konusu tezatlıklar içinde doğasına aykırı olarak yaşamalarısağlanmış ve belirli kurallar dairesinde ancak yaşama şansı sunulmakta olan birkeşmekeşlik hasıl olmuştur. Oysa ki her köşesiyle güzellikler ve ferahlıklarbarındıran şu cennet yurdun evlatları ölmekte anneler ağlamakta ve bu durumyıllardan beri devam etmekte olduğu halde nedense, düşünerek söz konusu halinönüne geçebilecek kadar mantıklı fikirler üretememiş ve akan kanın akmasına birnebze de olsan bizlerde çanak tutmuşuz düşünerek. Birtakım yalanlar ve gelişigüzel üretilmiş klişe cümlelerle ancak tasvir yapabilmiş, kısır bir döngüdeaynı cümleleri kurarak dönüp durmuş ve bazılarımızın insan olup olmadığıkonusunu bile düşünme ve tartışma küstahlığında bulunmuş hiçbir fikrimizibelirli bir zemine oturtamamış ve acizliğimizle övüne durmuşuz.

                       Son zamanlar da,  kan gölüne dönmüş olan yurdun her köşesinisulayan kanın durması için atılmaya çalışılan adımın izleri düşünce dünyamızı geliştirmemize katkıda bulunmuş ve biziderin düşüncelere gark etmiştir. Şükürler olsun düşünebildiğimizi yanlışlıklada olsa fark etmiş bulunuyoruz. Şimdi de Acaba doğrumu yanlış mı diyetartışmaya başlamışken aramızda, kamuoyunda da sonucu ne olacak acaba?  şeklinde sonuca ilişkin fikirler de  yavaş yavaş belirmeye ve gün yüzüne çıkmayabaşlamıştır. İsterseniz bu hususa ilişkin birkaç soru sormakla devam edelimyazımıza,

Yahubu kan akıyor mu?

 Akıyor …

insanlarölüyor mu?

Ölüyor..

Buölümler olmaya devam edecek mi?

Edecek…eeepeki nereye kadar ölüp öldüreceğiz’i değerlendire biliyor muyuz ?

Hayır?

Allahaşkına üzerine düşünülecek bir şey kalmış mı? Diye sorarım ben size bırakalımartık A yı B yi karalamayı insanın insan olmakla kazanmış olduğu yaşam hakkınıelinden almakla bizler daha uzun mu yaşamış olacağız yada kendimize ne gibi birfayda sağlayacağız savları üzerine düşünmemiz gerekmez mi? Söz konusu sorularaverilecek cevaplar bizi yeterince düşündürmez mi? Bizim insan olmak gibi güzelbir erdemliliğe sahip olduğumuzu hatırlatmaz mı?

                 Bu adımın mevcut iktidartarafından atılması bazı çevreleri rahatsız etmiş ve bunun üzerine düşünmeyebaşlamış bir vaziyetteyiz. Nihayetinde yıllar önce birkaç çırpınma dışında hiçbu kadar ciddi olamadığımızı da fark etmiş bulunuyoruz. Bu düşünce  fırtınasında ülkede kırk yılı aşkın süren vederyalar tasviri ile özdeşleşen akan kan tabirinin artık bir son bulmasıgerekmez mi?  Bu soruya samimi bircevabımız var mı? Ya da varsa cevabımız öğretilen klişelikten öteye gide bilmişmi?

                  Sorulan tüm soruların cevabıhayır olacaksa acaba neden bu kadar cevapsız soru ile yaşamaya alışmış birtoplum haline gelmişiz neden üretme kabzı olmuşuz soruları gelmez mi? Akla,

Yıllarcaayrı gayrı, siyah beyaz, kürt türk ayrımlarını yapmaktan neden bu kadar hazalmış bir vaziyette yaşamışızı sormamız gerekmez mi? Önce sorunlarımızı tespitedip sonra müdahale etmemiz gerekmez mi? Peki. Bu sorunlarımızın çözümü bizlerdeğil miyiz parlamentomuz yok mu? Sorunlarımızın çözümü oradan olamaz mı bizlerdemokrasiyi benimsemiş bir ülkede yaşamıyormuyuz?

                  Neticede, yukarıda karmaşıkbir halde değindiğim soruları sorma iradesi göstermişsek ben eminim ki  bu sorunumuzu da çözecek kadar yetenekli birtoplumuz. Yani bu erdemliliğe ulaşmış bulunmaktayız. O halde çözümsüzlük yerineçözümü düşünüp bu işin içinden çıkacağız. Elimizi taşın altına koyacağız vegereken ne ise onu yapacağız. Kim nasıl düşünürse düşünsün biz demokrasiyiözümseyemesek de bunu öğreneceğiz. Her kişinin hayat hakkının kutsallığını ilkeedineceğiz ve demokratça yaşamaya ant içeceğiz. Birilerinin insan olup olamayacağıhususlarını artık dar düşüncelerimizle değil evrensel değerlerle değerlendiriphaklıya haklı zorbaya hayır diyeceğiz. Bu sonuca toplumsal mutabakat ilevarabileceğimizi bir an bile aklımızdan çıkarmayacak ve bu uğurda mücadeleedeceğiz. Sorunun çözümlerine ekleye bileceğimiz daha nice nice cümlelerimizolacak ancak bahsetmiş olduğum durumun halimizi tasvire yeter mahiyette olduğukanaatindeyim.

                   Söz konusu halimizin içleracısı olduğu ortadadır. Bizler bu günü yaşarken yarın çocuklarımızın bizlerdenutanmayacağı bir dünya yaratmalıyız. Birbirimize tahammül etmeyi öğrenerekyaşamayı öğreneceğiz bizler yaşamayı hakketmiş olama gayretiiçerisindeymişçesine değil yaşayacağız sadece…  insanca ….. 





YORUMLAR

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Genç Gazetesi, Genç Haber Sitesi, Bingöl Genç ilçesi Haber sitesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

EY YÜCE MAKAMLARIN SAHİBİ YÜCE ANKARA19 Şubat 2014 Saat: 12:07
Son dönüm noktası seçimler gelir ve herkes bir koldan sarılmaya başlar kendi ulaşılmazını yaratma çabasında olur artık hiçbir şeyin kıymeti kalmamıştır. Herkes ayrı bir kıymete biner ANKARA’DAN vahiy beklenir.
Öncesi ve sonrası...3 Kasım 2013 Saat: 18:48
Öncesi ve sonrası... Bu köşede yazdığım ilk yazı olması münasebetiyle öncelikle birkaç dilekte bulunmak isterim, halkımızın her an için güzellikler yaşaması ve hak ettiği değerleri görmesi dileği ve A
Nabız-ı Siyaset3 Kasım 2013 Saat: 18:48
Nabız-ı Siyaset Bingöl de siyaset arenası her zaman ki gibi… Türkiye genelinden daha farklı ve bir o kadar da karmaşık görünüyor… Gün geçtikçe yaklaşan 12 Haziran 2011 seçimleri sonuç olar
YAŞAMAK İNSAN GİBİ…3 Kasım 2013 Saat: 18:48
YAŞAMAK İNSAN GİBİ…                   İlçemizde geçen gün yağan yağmur sonrası  ortaya çıkan manzara ilç
AZARRR AZARRR... DOĞRULAR3 Kasım 2013 Saat: 18:48
AZARRR AZARRR... DOĞRULAR   Ne garip bir döngüdür şu dünya... Onu garip kılanda daha da anlaşılmaz ve daha da garip olan insan oğludur aslında… -Yol ve yordam kavramlarının en barışık olduğ
Tüm Yazıları