Av. Naim Güçden
Av. Naim Güçden

BİR DÜŞÜ OLMALI HERKESİN...,

BİR DÜŞÜ OLMALI HERKESİN...,           Herkesin bir hayali olmalı elbette ama insan kurduğu hayali anlamlı kılma yolunda kendini unutmamalı hele yola çıkış

3 Kasım 2013 Saat: 18:48
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 5.284 kez okunmuştur

BİR DÜŞÜ OLMALI HERKESİN...,

          Herkesin bir hayali olmalı elbette ama insan kurduğu hayali anlamlı kılma yolunda kendini unutmamalı hele yola çıkış gayesini ise asla; ülkemizde onca karmaşık durum var ki hayale ve hayallere dair…. Yola çıkarken her şeyin alabildiğince şeffaf olduğu düş başlangıçları var mesela, Her şey bu dönemde insan yığınına ulaşma çabasıyla şeffaftır. Çünkü; şeffaflık başlangıçların giriş paragrafıdır. Ancak; bu evre geçirildikten sonra işin içine menfaatler ve kişisel kaygılar girer ve bir anda her şey farklılaşmaya başlar… Derken idealler ve umutlar arka planda kalır artık başkalarının değirmenine su taşımak üzeresindir. Gariptir ki dönemezsin de yani elinde ki sitilleri yüzükoyun yere dökemezsin de artık tam da bu noktada hayallerin yasaklı yollardan geçmiş olduğu ve yolculuklarının serüvenini görmeye başlarsın aykırı düşüncelerin olabileceğini, senin doğrundan başkaca doğrularında olabilme ihtimallerini hesaplamaya başlarsın bu olasılık ve çelişki  yeter artık sana ...

         Herkesin bir düşü olmalı.. Hiç gerçekleşmeyeceğini bilse bile, mutlaka o düşün ardına düşmeli... Çünkü hayalsiz ve amaçsız kalındığında, daha çabuk yaşlanıyor insan... Yeryüzünün bütün çılgınlıklarını, lezzetlerini, güzelliklerini ve şaheserlerini, düş kurmayı bilenler yaptı... Hayatın içinde imkânsız diye bir şey olmadığını ispatladı onlar... Yaşadıkları aşklar, yazdıkları yazılar, çizdikleri resimler, yonttukları heykeller, kurdukları devletler, yok ettikleri milletler, işledikleri cinayetler ve ölümsüz ölümler ile düş kurmasını bilen, imkânsızın olmadığını bilen ve bedenlerine sığmayan deliler yazdı, dünyanın tarihini... Aşk duyduğu kadın için tahtından vazgeçen kralları, ari ırkı meydana getireceğim diye milyonlarca insanı öldürenleri, Allah biridir diyerek önüne konan bütün dünya nimetlerini elinin tersi ile itenleri, ülkeleri fetih ettiği halde bir kadının kalbini fethedemediği için deliliğe giden bir yolculuğa çıkanları, ısınmak için yaktığı tabloları ölümünden sonra servetler karşılığı el değiştirenleri, ilahi aşka ulaşmak için şan ve şöhretten vazgeçip bir dağ başında kendini çileye çekip ölenleri, insanlar arenada vahşi hayvanlar tarafından parçalanırken seyredenlere koro halinde şarkı söyletenleri, yârin yanağından gayri her şeyde ortak dediği için asılanları, bir kaç gruptan oluşan insanla yol çıkıp dünyaya hükmedenleri, kulakları sağır olduğu halde dünyanın en güzel bestelerini yapanları, yani, imkânsız diye bir şey olmadığını bilen insanları gördü ihtiyar dünyanın gözleri...İnanç ile , aşk ile, cinayet ile, masumiyet ile , delilik ile örüldü imkansızlığın çelik parmaklıkları... Herkesin bir düşü olmalı... Bir martının balığa aşık olabileceğini düşünebilmeli insan...

          İşte ülkemizde ve çevremizde insanlara karşı gösterilen inanılmaz dışlanmışlık ve ayrımcılık tüm bu sınırsız hayallerin önüne geçmekte ve git gide ortalık karıştırılmaktadır. Bunun fark edilmemesi için insanın başını kuma saplaması gerekiyor. İşte yıllar ve hatta yüz yıllar alan bu hal artık aşılmalı önce insana insan olduğu için saygı sonrada ortak payda da insan alınarak her şekilde kollanmalıdır. Unutulmamalıdır ki; Biri ve birileri istemiş oldukları için yaşamıyoruz. Bunu unutmayalım derim sadece insanlığa adanmış olan dünyanın çehresini insanlıkla donatalım... ne mutlu olsun ki o zaman kürdü, türkü… Ve diğerleri… Ancak bu gerçek mutlu edebilir insanı, insanlıktan öte köy var mı ki, ırkıyla mutlu olabilsin insan…

             işte son günlerde meydana gelen durumlar değerlendirilecek olursa hızla yuvarlanan bir taşın üstüne bağlanmış gibiyiz. Her ne kadar bunun normal bir halden ibaret olduğunu lanse etse de mevcut düzen karışmakta ortalık karıştıkça…

             ‘’Herkesin kendi düşünün ardından koşması ve imkânsızda olsa ardından gitmesi gerektiği yarınlar temennisiyle...’’

Saygılarımla.





YORUMLAR

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Genç Gazetesi, Genç Haber Sitesi, Bingöl Genç ilçesi Haber sitesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

EY YÜCE MAKAMLARIN SAHİBİ YÜCE ANKARA19 Şubat 2014 Saat: 12:07
Son dönüm noktası seçimler gelir ve herkes bir koldan sarılmaya başlar kendi ulaşılmazını yaratma çabasında olur artık hiçbir şeyin kıymeti kalmamıştır. Herkes ayrı bir kıymete biner ANKARA’DAN vahiy beklenir.
Öncesi ve sonrası...3 Kasım 2013 Saat: 18:48
Öncesi ve sonrası... Bu köşede yazdığım ilk yazı olması münasebetiyle öncelikle birkaç dilekte bulunmak isterim, halkımızın her an için güzellikler yaşaması ve hak ettiği değerleri görmesi dileği ve A
Nabız-ı Siyaset3 Kasım 2013 Saat: 18:48
Nabız-ı Siyaset Bingöl de siyaset arenası her zaman ki gibi… Türkiye genelinden daha farklı ve bir o kadar da karmaşık görünüyor… Gün geçtikçe yaklaşan 12 Haziran 2011 seçimleri sonuç olar
YAŞAMAK İNSAN GİBİ…3 Kasım 2013 Saat: 18:48
YAŞAMAK İNSAN GİBİ…                   İlçemizde geçen gün yağan yağmur sonrası  ortaya çıkan manzara ilç
AZARRR AZARRR... DOĞRULAR3 Kasım 2013 Saat: 18:48
AZARRR AZARRR... DOĞRULAR   Ne garip bir döngüdür şu dünya... Onu garip kılanda daha da anlaşılmaz ve daha da garip olan insan oğludur aslında… -Yol ve yordam kavramlarının en barışık olduğ
Tüm Yazıları