Genç Haberleri

Hoş Geldin Ya Şehri Ramazan

Maddi ve manevi sayısız güzelliklerin yaşandığı 11 ayın sultanı Ramazan geldi çattı. Bugün bu mübarek ayının ilk günü. Hoş geldin Ya Şehri Ramazan.

3 Kasım 2013 Saat: 18:55
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu haber 1.507 kez okunmuştur

Hoş Geldin Ya Şehri Ramazan
Hoş Geldin Ya Şehri Ramazan
mhp2

 Açın halinden anlamamıza vesile olan, iyilik ve insani duyguları ön plana çıkartan bu bereketli ay, 33 yıl sonra Ağustos ayına denk geldi. Huzurun simgesi olan bereket ayının ilk iftarı bu akşam açılacak. 1 ay sürecek olan Ramazan dolayısıyla Diyanet İşleri Başkanlığı da çeşitli hazırlıklar yaptı. Buna göre, Ramazan süresince zorunlu olmadıkça hiçbir cami görevlisine izin verilmeyecek. Görevlisi olmayan hiçbir cami bırakılmayacak. Müftülüklerce Ramazan`a özel vaaz programları hazırlanacak.

CEMAAT SERİNLEYECEK

Camilerde elektrik, ısıtma ile ses cihazları, cemaati rahatsız etmeyecek şekilde çalıştırılacak. Merkezi konumdaki bazı camiler, merkezi vaaz sisteminden ayrılacak. Vaazlar zamanında başlayıp ezan okunmasıyla bitirilecek. Camilerin havalandırılmasına ve klimaların cemaati rahatsız etmeyecek şekilde çalıştırılmasına özen gösterilecek.



İbadetler belirli vakitlerde yapılır. Farz olan orucun vakti Ramazan ayıdır. Ramazan ayının dinimizde büyük bir önemi ve diğer aylar arasında seçkin bir yeri vardır. Bu sebeple oruç konusuna geçmeden önce Ramazan ayinin taşıdığı özellikler hakkında bilgi vermek yararlı olacaktır.

Bu özellikler kısaca şunlardır:

1.İnsanlığı karanlıklardan çıkarıp aydınlığa kavuşturan, Rabbimizin son mesajı Yüce kitabimiz Kur`an-ı Kerim, bu ayda yeryüzüne inmeye başlamış ve böylece insanlık için yepyeni ve mutlu bir dönem başlamıştır.

Bu gerçek. Kuran-ı Kerim`de söyle bildirilmiştir:

Ramazan ayı ki onda Kur`an, insanlara yol gösterici ve doğruyu yanlıştan ayırıcı belgeler olarak indirildi.

Kur`an-i Kerim Ramazan ayında inmeye başladığı için bu ay. Bir anlamda Kur`an ayıdır. Kur`an-ı Kerimi Peygamberimize getiren büyük melek Cebrail, her yıl Ramazan ayında Peygamberimize gelir ve o güne kadar nazil olan Kur`an ayetlerini karşılıklı olarak birbirlerine okurlardı. Peygamberimizin bu dünyadan göçtüğü yılın Ramazanında bu durum. Son olarak ve iki defa gerçekleşmiştir.

Ramazan ayında camilerimizde ve evlerde okunan ve cemaatin büyük bir manevi zevk ve huşu içinde dinlediği mukabele ve Kur`an hatimler; Cebrail ile Peygamberimiz arasında yapılan mukabelenin devam ettirilmesidir.

Bu vesile ile Kur`an okumanın fazileti ve manasını anlamaya çalışmanın önemini belirtmekte fayda vardır. Kur`an okumak ve okunan Kur`an-ı dinlemek sevabı çok olan bir ibadettir

Peygamber Efendimiz:

"Kim Allah’ın kitabi Kuran’dan bir harf okursa onun için bir sevap vardır. Her sevabın karşılığı da on kat verilecektir" buyurarak Kur`an okuyanlara verilecek sevabın miktarını belirtmiş, ayrıca Kur`an-i Kerim`in okuyucularına şefaat edeceği Peygamberimiz tarafından bildirilmiştir.

Şöyle buyuruyor:

Kıyamet günü oruç ve Kur`an kul`a şefaatçi olurlar.

Oruç: - Ya Rabbi, ben onu gündüzleri yemekten ve zevklerinden alıkoydum, simdi beni ona şefaatçi kıl, der.

Kur`an:- Ya Rabbi, ben onu gece uykusundan alıkoydum, simdi beni ona şefaatçi kil, der.

Her ikisi de şefaat ederler.

Kuran-i Kerim, insanlığın kurtuluşu için gönderilen son ilâhî mesajdır. Onu okumak ibadettir. Ancak sadece oku Kur`an-i Kerim`in gönderilişindeki sebep ve hikmeti, yine Kura’ndan öğreniyoruz. Okumak yeterli değildir. Müslüman’ın asil görevi, Kuran’ı okuyup manasını anlamaya çalışmak ve onun gösterdiği nurlu yoldan yürümektir. Yüce Allah söyle buyuruyor:

"Ey Muhammed! Sana bu mübarek kitabi (Kuran’ı) ayetlerini düşünsünler ve akli olanlar öğüt alsınlar diye indirdik."

2. Âlemlere rahmet olarak gönderilen, yaratılmışların en faziletlisi, Allah`ın en sevgili kulu, son peygamber, Hz. Muhammed Aleyhisselâm`a peygamberlik görevi bu ayda verilmiştir. Mekke yakınlarındaki Hira mağarasında "oku" emri ile başlayan ilk Kur`an ayetlerini Hz. Muhammed`e tebliğ eden büyük melek Cebrail (a.s.) daha sonra ona "Sen Allah’ın Resulüsün (Peygamberisin) ben de Cebrail’im" diye hitap ederek onun insanlığın kurtuluşu için peygamber olarak görevlendirildiğini bildirdi. Hz. Muhammed (s.a.s.)`in bu kutsal göreve başlaması ile karanlıklar içinde bocalayan insanlık için nurlu bir ufuk açıldı. Onun kalplere yerleştirdiği iman ışığı sayesinde cehaletin yerini ilim, zulmün yerini hak ve adalet, kin ve düşmanlığın yerini insan sevgisi aldı ve gerçek anlamda huzur ve kardeşliğin temelleri atıldı.

3. Bin aydan daha hayırlı olduğu Kurman-i Kerim`de bildirilen ve müminlere Allah’ın en büyük lütuf ve ikramlarından biri olan "Kadir Gecesi" de bu ayin içindedir. Bu gece, Müslümanların iyi değerlendirmesi gereken büyük bir fırsattır.

4. İslâm’ın beş şartından biri olan, insani nefsinin aşırı arzularından ve maddî ihtiraslardan kurtarıp yücelten ve âdeta melekleştiren oruç ibadeti. Bu aya tahsis edilmiştir.

Ramazan gecelerinde cemaatin büyük bir coşku ile kıldığı teravih namazı da bu aya mahsus bir ibadettir. Oruçlunun derin bir huzur ve manevî zevk duyduğu sahur ve iftar sofraları da bu aya ayrı bir anlam kazandıran özelliklerdir. İste böyle özellikler ve manevî güzelliklerle dolu mübarek Ramazan ayı, mü `miller için manevî değeri çok büyük bir rahmet mevsimidir. Bu ayı, Yüce Rabbimize ibadet ederek ve insanlara iyilik yaparak değerlendirdiğimiz takdirde kazancımız büyük olacak ve ebedî saadetin kapıları bize açılacaktır. Bu ayı. "Evveli rahmet, ortası mağfiret, (günahların bağışlanması) sonu da cehennemden kurtuluş" olarak nitelendiren Peygamberimiz. Ayrıca müzminlere su müjdeyi veriyor:

"Ramazan ayı gelince; cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar kösteklenir."

Bu hadis-i şerifin ifade ettiği bir mana da şudur:

Ramazanda kendisini cennete götürecek iyi isler yapan mümine cennetin kapıları açılmış, cehenneme götürecek kötülüklerden sakındığı için de cehennem kapıları ona kapanmış demektir. Oruç sayesinde nefsine hâkim olup şeytana uymadığı için de şeytani etkisiz hale getirmiş olur. Esasen Ramazan kelimesinin sözlük anlamı da, oruçlunun günahlardan arınacağını ifade etmektedir.

Şöyle ki:

Ramazan; yaz aylarının sonunda ve güz mevsiminin başında yağan ve yerdeki tozları temizleyen yağmur anlamındadır. Bu yağmur, nasıl yeryüzünü yıkayıp tozlardan temizliyorsa, Ramazan ayı da müzminleri günahlardan öylece temizler.

Diğer bir anlamı da yanmaktır. Buna göre Ramazan ayı oruçlunun günahlarını yakarak yok eder demektir.

Her iki mananın birleştiği nokta; oruçlunun bu ayda günahlardan arınacak olmasıdır. Müjde müzminler size ihsan-i rahmandır gelen şanına ta`zim için bu mâh-i gufrandır gelen ondadır ferz-i hidayet ondadır afi ü kerem Kadrini bil mevsim-i inzâl-i Kuran’dır gelen iyd-i ekler her günü kadar-i mübarek her gece Ehil-i imâna ne mutlu lutf-i sübhandir gelen Zulmet ü kasvetten âzâd etmeye sâimleri Nûr-i islâm nur-i iman nur-i irfandır gelen Hane-i kalbi temizle hoşça istikbal için Nimeti mebzul bir mihman-i zil-sandır gelen El-hazer senden şikâyet etmesin yarın aman Rûz-i mahşer sâfi-i ashaba-i isyandır gelen Rahmet ü gufran hedâyâsiyla cennet bahseder Derde derman vasl-i cânan itk-i nirândir gelen.

“Rabbim amelinizi makbul sayınızı meşkûr günahlarınızı da mağfur eylesin.”

Hayırlı ramazanlar


YORUMLAR

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Genç Gazetesi, Genç Haber Sitesi, Bingöl Genç ilçesi Haber sitesi Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız