Genç Haberleri

Kürt Sorunu,Türkiyenin Sorunudur

Ak Parti Diyarbakır milletvekili adayı Cuma İçten, Kürt sorunun çözümü için hem Türklerin, hem de Kürtlerin birlikte devreye girmesi gerektiğini belirtti. İçten, “Kürt sorunu sadece Kürtlerin de

3 Kasım 2013 Saat: 18:55
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu haber 1.491 kez okunmuştur

Kürt Sorunu,Türkiyenin Sorunudur
Kürt Sorunu,Türkiyenin Sorunudur

TÜRKLER VE KÜRTLER DOĞAL DAVRANMALI’
Kürtlerin de Türklerin de doğal davrandıkları sürece sorunu halledilebileceğini vurgulayan İçten, “Bu sorun Türklerin de Kürtlerin de ortak sorunudur. İstanbul da Hakkari de Kürtlerin de Türklerin de şehridir. Birarada yaşamanın dili; tarihimiz, kültürümüz ve dinimizdir. Kürtler de Türkler de doğal davrandıkları sürece kavga etmeden bir arada yaşayarak özgür ve mutlu bir arada yaşayabilirler. Sorun sadece siyasi iktidarların çözeceği bir sorun değildir. Kürtlerin çoğunlukta yaşadığı yerler ülkenin batısıdır ve en büyük Kürt şehri İstanbul’dur” diye konuştu.

‘BİNGÖLLÜ GENÇLER NEDEN SİYASETE UZAK’
Bingöl siyasetini uzun yıllardır takip ettiğini belirten İçten, Bingöllü gençlerin siyasete uzak durmasını anlamadığını ifade etti. Bingöllü yetişmiş gençlerin, siyasete uzak durduğunu ifade eden İçten şunları söyledi: “Bingöl siyasetini uzun yıllardır takip ediyorum. Ak Parti iktidarı ile birlikte daha üst düzey bir siyasetin geliştiğini görmek ile birlikte yeni bakanımızın da Bingöl için büyük bir şans olarak görmekteyim. Bingöl yaşayan ve eğitim düzeyi yükselmiş gençlerin siyasetten uzak durduğunu görmekteyim. Oysaki gerek bölge dışında gerek ise Bingöl içersinde yüksek öğrenimini tamamlamış binlerce gençlerimiz var ve bunlar siyasete ve ülkeye ciddi katkı sağlayacak donanımlara sahiplerdir. İlginin artması Bingöl siyasetine ciddi kalite getireceği gibi siyaset çıtasını da yükseltecektir. Bu durum Bingöl’ün yatırımlarda alacağı katkı payının artmasına ve bölgenin gelişmesini sağlayacaktır. Bingöl’de ciddi eğitim reformları yapılmalı ve il özel idaresini kaynakları artırılarak ilçe ve köylerdeki yaşam kalitesini artırılması sağlanmalıdır. Bu anlamda Bakan Cevdet Yılmaz’ın varlığı değerlendirilmelidir.”

‘ŞİDDET DİLİ TERK EDİLMELİ’
Şiddet dilinin ve kültürünün sorunların çözümüne katkı sunmayacağını, tam tersi etki yapacağını belirten İçten “Dağdaki gençlerimiz de karakoldaki askerimiz de bizlerin evlatlarıdır.b21. yüzyıl sorunların şiddetle çözüldüğü bir yüzyıl değildir. Yaklaşık yüz yıldır sorunlar vardır ve bu sorunların çözümü bir anda olmasını beklemek haksızlıktır. Sorunu çözerken kırmadan dökmeden ayrılmadan sorunu çözmeye çalışmalıyız. Son on yıllık siyasi iktidarın bölgede yaptığı devrimleri görmemezlikten gelmek haksızlıktır. Sorun yeni bir sivil anayasa ve yerel yönetimlerin güçlenmesi yerinden yönetim ile çok rahatlıkla çözülecek bir meseledir. Sahaya annelerimizi, çocuklarımızı, kadınları ve yaşlıları iterek onları güvenlik güçleri ile karşı karşıya getirerek, esnafların iş yerlerini tartaklayarak, kepenk kapatarak, sokaklarda ve dağlarda çözüm yolları arayarak çözülmez. BDP şiddete dayalı siyaset yaptığı sürece ne Kürtlerden ne de Türklerden destek alamayacaktır. Ülkenin tümünü yönetmeye çalışmalı ve kadrolarını da bu şekilde dizayn etmeliler. Halkın örfüne ve inancına ters davrandıkları sürece de bölgedeki oylarını artırmaları mümkün olmayacaktır” diye konuştu.

‘YENİ ANAYASA EŞİTLİKÇİ VE ÖZGÜRLÜKÇÜ OLMALI’
Yeni anayasada yer almasını istediği şeyleri tek tek sıralayan İçten, yeni anayasanın eşitlikçi ve özgürlükçü olması gerektiğini belirtti. İçten şöyle devam etti: “Yeni anayasada neler olmaslı sorusuna şöyle cevap veriyorum: Yerinden yönetim anlayışının gelmesini, yerel yönetimlerin güçlendirilmesini istiyorum. Her il meclisi istediği dilde eğitimin yapılması talebine karşılık vermesi ve oluşacak ana dil taleplerini yasal alt yapısını oluşturmasını istiyorum. Dindarların istediği din eğitimini çocuklarına vermeli ve verilen din eğitiminin devlet tarafından tanınmasını istiyorum. Yeni bir adalet sisteminin gelmesini ve bu adalet sisteminin yerel anlamdaki sosyal dokuya uygun olmasını, bilimsel değerleri olan ahlak ve gelenek göreneklerin yasalar tarafından tanınmasını, dinsel kültürel faktörlerin yasalar tarafından tanınmasını, planlayarak insan yaşamına son verenlerin idam edilmesi gerektiğine inanıyorum. Barınma, sağlık, eğitim, iletişim haklarının ücretsiz olmasını ve bu durumun da yasal güvence altına alınmasını istiyorum. Çocuklara, kadınlara, yetimlere, dullara, engellilere, fakirlere pozitif ayrım yapılmasını istiyorum.”


YORUMLAR

Bu Habere Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Genç Gazetesi, Genç Haber Sitesi, Bingöl Genç ilçesi Haber sitesi Tavsiye Formu

Bu Haberi Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız