Mehmet Güner
Mehmet Güner

Devletin değişen yüzü rahatsızlık veriyor

Devletin değişen yüzü rahatsızlık veriyor Devletin, Doğu ve Güneydoğudaki yüzünün değiştiği bir hakikat olarak önümüzde duruyor. Bu hakikatin neticesinde ortaya çıkan tablo karşısında iki çeşit tepki

3 Kasım 2013 Saat: 18:48
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 7.236 kez okunmuştur

Devletin değişen yüzü rahatsızlık veriyor
Devletin, Doğu ve Güneydoğudaki yüzünün değiştiği bir hakikat olarak önümüzde duruyor. Bu hakikatin neticesinde ortaya çıkan tablo karşısında iki çeşit tepki mevcut. Bu tepkilerden biri halkın verdiği olumlu tepkidir; diğeri ise ortaya çıkan sonuçtan rahatsız olanların verdiği olumsuz tepkidir. İşin garip tarafı, hem bir zamanlar devleti temsil ettiklerini sananlar hem de şimdilerde kendilerini Kürt halkının temsilcisi olduğunu sananlar bu sonuçtan rahatsızlık duyuyor.

Değişimin altında yatan nedenler ne olursa olsun, ortaya çıkan tablo sevgili halkımın yararına olmuştur. Bingöl bazında değerlendirmelerde bulunduğumuz vakit, bazı eksiklikleri görmemiz elbette mümkün. İktidar partisinin bazı küçük hesapları sonucu ilimizde söz verilen bazı yatırımlar hala yapılmamış olabilir. Ancak olaya sadece yatırımlar açısından değil de biraz daha kapsayıcı bakmak gerekiyor. Genel anlamda devletin yüzünün değiştiğini, son zamanlarda Bingölde yaşanan bazı önemli gelişmelerden yola çıkarak daha rahat bir şekilde görebiliriz.

Yaşanan bu önemli gelişmeler, bölgede değişimin nasıl da somut bir şekilde hâkim olduğunu gösteriyor.

Mesela, Bingöl Üniversitesi geçen çarşamba günü Kürt Edebiyatının önemli isimlerinden, Tasavvuf ehli Ahmed-ê Xanî üzerine bir konferans düzenledi. Düşünün, bir zamanlar Kürt kelimesinin kullanılmasının yasak olduğu bir coğrafyada, gece saat 12.00den sonra sokaklarında dolaşmanın yasak olduğu bir kentte Ahmed-ê Xanî üzerine konferans düzenleniyor. Onun fikirleri, İslamî-Edebî kişiliği ve Kürt edebiyatına katkıları tartışılıyor. Hem de devletin en önemli kurumlarından birinde.

Mesela, önceki hafta yine Bingöl merkezde Zazaca ve Zazalar üzerine bir panel düzenlendi. Panelin konusu Zazalar’dı. Her ne kadar panelde konuşulanlar bilimden, bilimsellikten, gerçeklikten tamamen uzak olsa da panelin konusu ve bu kentte yapılabilirliği son derece önem arz ediyor. Yukarıda da dediğim gibi, bir zamanlar Kürt kelimesini kullanmanın yasak olduğu bu kentte bugün Zaza kimliği tartışılıyor. Üstelik özgür bir düşünce platformunda. Panele katılanlar, kimseden korkmadan, dışarı çıkınca polisler tarafından gözaltına alınma korkusu yaşamadan, özgür bir şekilde yanlış da olsa düşüncelerini ifade ettiler ve çekip gittiler. Üstelik yakın bir zamanda aynı bu konu üzerine yine devletin önemli kurumlarından birinde yani Bingöl Üniversitesinde sempozyum düzenlenecek. Konferans değil, panel değil koskoca sempozyum. Sadece Zazakinin tartışılması için düzenlenen sempozyum, Bingölde bir ilk olmasının yanında aynı zamanda kendi alanında da bir ilk olacak.

Mesela, geçen cumartesi günü Bingölde Polis Teşkilatının 162. Kuruluşu Yıldönümü münasebetiyle hayatını kaybeden polisler için kentin büyük camilerinden birinde Mevlid-i Şerif okutuldu. Mevlid-i Şerifin okutulduğu camide Eminyet Müdürü, Emniyet amirleri ve çok sayıda polis vatandaşla bir araya geldi. Yana yana oturdular, okunan Mevlidi dinlediler. Düşünün ki bir zamanlar sadece fişlemeler için polisin girdiği camiye bugün polis kendisi için okunan Mevlidi dinlemeye gidiyor.

Bunlar sadece somut olarak gösterebildiğim iki üç tane örnekti. Bunları çeşitlendirmek ve çoğaltmak mümkündür. Bunlar benim açımdan son derece önemli. İnanıyorum ki sevgili halkım için de önemli. Bunları küçümseyenler, daha fazlasını isteyenler, bunları gereksiz bulanlar bile olabilir. Ancak, Bingölde yaşamış özellikle olağanüstü hal dönemlerindeki havayı teneffüs etmiş her duyarlı vatandaşın ne demek istediğimi anladığını sanıyorum. Daha yakın zamanlarda yani 1999da Bingöl Halk Eğitim Merkezinde düzenlenen bir dershane gecesinde polis okunan bir şiir yüzünden geceye baskın düzenlemişti. Özel bir dershanenin düzenlediği gecede Ahmed Arifin yazdığı ve Ahmet Kayanın bestelediği Uy Havar parçası öğretmenlerden biri tarafından okunuyordu. Şiir daha yarılanmadan öğretmenin başına polis ekipleri üşüştü. Öğretmenin elinden mikrofonu kapan polisler, onu gözaltına almak istediler; ancak son anda vazgeçtiler. Olayın üzerinden sadece 11 yıl geçti. Ve bugün bu bölgede polislerin birçoğu Ahmet Kaya, Şivan Perwer dinliyor. İşte bu değişim birilerini rahatsız ediyor.

Bu olayın canlı tanığı olarak yaşanan son değişimleri neden önemsediğimi umarım şimdi daha iyi anlatabilmişimdir. mehmetguner12@gmail.com 



YORUMLAR

 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya 2 yorum yapılmıştır
hacun Bi. Ka. 14.11.2014 14:56
Böyle cevheri fikirleri içeren yazılarınızı okuyunca haz alıyorum. Cenabı Allah kalemini layıkıyla çalıştırsın; İdame ettirsin. Maşallah diyorum devam.......
ABUZER SİGA 04.11.2013 11:47
Sayın Güner ağzınıza sağlık.Yapılan bu değişimler gerçekten rahatsızlık veriyor. Neden mi? Çünkü Rahatlık bize batıyor. Bizle illede başımızdan sopa ve jop eksik olmasın istiyoruz.Fakir fukara gözetiliyor. Onların adı makarnacıya çıktı. Makarnacı diyenler , eti kiloyla değil ,butu olduğu gibi götürüyorlar , fakir fukara aç perişan umurlarında değil. Ahkam kesiyorlar. Gariban parasızlıktan evlenemiyordu. Taksit ödiyeyim derken tamamen batıyordu. İnşaallah yapılacak 10 000 TL lik evlilik yardımı bu gariban kesimi rahatlatacaktır. Bakalım uyanıklar buna ne ad koyacaklar. Haydi hayırlısı diyoruz.
 

Genç Gazetesi, Genç Haber Sitesi, Bingöl Genç ilçesi Haber sitesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bingölün ilk milletvekili3 Kasım 2013 Saat: 18:48
Bingölün ilk milletvekili TBMMnin kuruluşunun doksan birinci yılı kutlamalarıyla yirmi üçüncü dönem milletvekilliği seçimlerinin arefesi denk geldi. Bu vesileyle, TBMM ve Bingölün temsiliyeti noktasın
Deprem3 Kasım 2013 Saat: 18:48
Deprem Bingölün bir türlü yenilenemeyen terminalinde otobüs bekliyordum. Tarih 30 Nisan 2003tü. İstanbula gidecektim ama elimde Ankara bileti vardı. İstanbula giden otobüslerde yer kalmamıştı. Aktarma
Genç belediyesine eleştiri ve öneriler3 Kasım 2013 Saat: 18:48
Genç belediyesine eleştiri ve öneriler Ülkemizde bilindiği gibi illerin ve ilçelerin yönetimlerinde en yetkili makamlar Valilik ve Kaymakamlık. Protokolde belediyeler onlardan sonra gelirler. Oysa ill
Zaza Dili Sempozyumu ve Kurdi-Der3 Kasım 2013 Saat: 18:48
Zaza Dili Sempozyumu ve Kurdi-Der Bu hafta dünyanın ilk ve tek Zazaca Sempozyumunda konuşulanlar hakkında yazacaktım. Fakat son anda kararımı değiştirdim. Belki duymayanlarımız vardır hatırlatmakta fa
Tandır mı? Kampüs mü?3 Kasım 2013 Saat: 18:48
Tandır mı? Kampüs mü? Genç Gazetesinin geçen sayısındaki manşeti hatırlıyorsunuzdur. Bir kez de ben hatırlatmak istiyorum. Bingöl Üniversitesi Rektörü Profesör Dr. Gıyasettin Baydaş, Genç için kurulan
Tüm Yazıları