Mehmet Güner
Mehmet Güner

Hizmet yoksa sorumlusu muhalefettir

Hizmet yoksa sorumlusu muhalefettir Bundan önceki yazılarımı okuyan okuyucularım hatırlarlar. Yazılarımda genellikle anlatmaya çalıştığım konular, halkımızın kendi sorunlarına çözüm üretebilmek için b

3 Kasım 2013 Saat: 18:48
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 3.109 kez okunmuştur

Hizmet yoksa sorumlusu muhalefettir
Bundan önceki yazılarımı okuyan okuyucularım hatırlarlar. Yazılarımda genellikle anlatmaya çalıştığım konular, halkımızın kendi sorunlarına çözüm üretebilmek için birlik olması gerektiği, istemeyi bilmesi gerektiği, örgütlenmesi gerektiği ve hakkı olanı almanın yollarını bilmesi gerektiğiydi. Tespit edilen sorunların çözümünü, gasp edilmiş hakları ve olması gereken hizmetleri istemek normal bir durum. Peki, bu istekler iletildikleri merciler tarafından dikkate alınmazsa ne olacak? Halkın isteklerine, sorunlarına çözüm sözü verenleri kim kontrol altında tutacak? Onlara kim "neden şunu yapmadın, hani söz vermiştin?" diyecek? Kim onlara sorumluluklarını hatırlatacak? Kim "arkadaş benden oy istedin. Söz veriyorum şunu şunu yapacağım dedin. Ama seçildikten sonra her şeyi unuttun?" diyecek. Sözün özü, halk adına hareket edip de halkı unutanlara görevlerini hatırlatacak birilerine her zaman ihtiyaç var.

Demokratik ülkelerin çoğunda kontrol dışı çalışan sistem hemen hemen hiç yoktur. Her şirket, holding, yerel yönetim, ulusal yönetim birimleri ve devletin çeşitli kademeleri; tüm bunları kontrol altında tutan bir sistem mevcut. Devlet kurumlarını yine devletin kendi içinde oluşturulmuş başka kurumlar kontrol eder. Şirketleri de kendi içinde oluşturulan otokontrol mekanizmaları gözetim altında tutar. Holdingler de öyle. Yerel yönetimler ve hükümetleri ise her ne kadar yargı sistemleri kontrol ediyor görünse de bu kurumlara en etikili yaptırım halktan gelir. Yerel yönetim birimlerini ve hükümet birimlerini tüm demokratik ülkelerde halk gözetim altında tutar. Halk bunu bazen iktidara verdiği destekle, bazen de muhalefette kalarak iktidarı gözetim altında tutarak yapar. Her ne kadar önleyici etkilere sahip olan yargı iktidarları kontrol altında tutuyor gözükse de, iktidarların en çok korktuğu yargı değil halkın kendisidir. Çünkü günü geldiği zaman en büyük cezayı her zaman halk verir. İktidarı indirir yerine  muhalefeti geçirir. Bu yüzden muhalefet her yerde iktidar kadar önemlidir.

İlimizde ve ilçemizde eksikliğini en çok hissettiğimiz unsur muhalefettir. Ektili bir muhalefetin olmaması ilimizde ve ilçemizde pek çok şeyin geri kalmasına neden olmuştur. Geçen yazımda sizlere bir fotoğraf karesinden söz etmiştim. O karede İlimiz ve ilçemizin tüm kamu ve yerel yöneticileri mutlu bir şekilde yer alıyordu. Hatta ben de buna "Devlet Millet El Ele" demiştim. O kare gerçekten güzel bir kareydi. Ancak o karenin oluşturduğu enerjinin halka yansıması çok az. Bunu o karede yer alanlar da biliyor. Orada eksik olan muhalefetti. İlimizde ve ilçemizde etkili bir muhalefet olsaydı, o karede yer alanlar şu an günde altı saat çalışıyorsa; en az on saat çalışmaya başlardı. Seçilenler ve atananlar hizmet üretmiyorsa muhalefet de buna sessiz kalıyorsa o zaman sorumlusu kendisidir. Yapılması gereken ne varsa muhalefet onu iktidarın önüne koyacak ve buyrun bu sorunu çöz diyecek. Böyle bir muhalefet şart. Ancak burada sözünü ettiğim muhalefet halkın menfaatini gözeterek yapılan muhalefettir. Yanlış anlamayın halka rağmen yapılan muhalefetten söz etmiyorum. Köstek olmak için yapılan muhalefetten söz etmiyorum.

Bölgemizde muhalefet kültürünün gelişmediğini çok rahat bir şekilde söyleyebilirim. Şöyle ki, bir dernek, vakıf, siyasi parti ya da her hangi bir sivil toplum örgütünün çıkıp da, ilin tepe yöneticilerini halk adına eleştirdiğini, halk adına halkın sorununu dile getirip bir çözüm önerisinde bulunduğunu pek hatırlamıyorum desem yeridir. Ya hiç kimse, başkasının kalbini kırmaya değmediğini düşünüyor; ya da mutlaka yapılacak eleştirinin ucu bir yerlerden o dernek ya da sivil toplum kuruluşuna değiyordur. Yani herkesin akraba, eş dost olduğu bir yerde bu eleştirilerin yapılamayacağı düşünülür. En çok mağdur olan vatandaş bile etkili bir eleştiriyi yapamaz. Eleştiri yapmak ya da yol göstermek yerine başka bir şey yapılır. O da, bir sonraki dönemde kendi adamının, akrabasının, aşiret reisinin seçilmesini beklemektir. İşte, o zaman o da sadece kendisini ilgilendiren bir sorunu kökünden halletmiş olur.

Size bu konuda özeleştiri mahiyetinde üzücü bir anımı anlatmak istiyorum. Bundan yaklaşık dört yıl önceydi. Bingölde seçim heyecanı yaşanıyordu. Bingölün merkez köylerinden bir arkadaşım bana "Sizin Gençliler kolları sıvamış" dedi. "Neden" diye sorduğumda şu cevabı almıştım: "Valla galiba bu dönem sizin reis de seçilecek. Bu yüzden sizin Gençliler şimdiden hele reis bir seçilsin falanca kurumdakiler görürler gününü... diye konuşmaya başladılar" Benim buradan en masum şekilde anladığım şey, yıllarca ezildiğini düşünen, hakkının yendiğini düşünen o Gençli, daha önce hakkını başka yollardan almak yerine kendi reisinin seçilmesini beklemiş. Ancak, benim için sizin bu olaydan çıkaracağınız sonuçlar daha önemli.






YORUMLAR

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Genç Gazetesi, Genç Haber Sitesi, Bingöl Genç ilçesi Haber sitesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Devletin değişen yüzü rahatsızlık veriyor3 Kasım 2013 Saat: 18:48
Devletin değişen yüzü rahatsızlık veriyor Devletin, Doğu ve Güneydoğudaki yüzünün değiştiği bir hakikat olarak önümüzde duruyor. Bu hakikatin neticesinde ortaya çıkan tablo karşısında iki çeşit tepki
Bingölün ilk milletvekili3 Kasım 2013 Saat: 18:48
Bingölün ilk milletvekili TBMMnin kuruluşunun doksan birinci yılı kutlamalarıyla yirmi üçüncü dönem milletvekilliği seçimlerinin arefesi denk geldi. Bu vesileyle, TBMM ve Bingölün temsiliyeti noktasın
Deprem3 Kasım 2013 Saat: 18:48
Deprem Bingölün bir türlü yenilenemeyen terminalinde otobüs bekliyordum. Tarih 30 Nisan 2003tü. İstanbula gidecektim ama elimde Ankara bileti vardı. İstanbula giden otobüslerde yer kalmamıştı. Aktarma
Genç belediyesine eleştiri ve öneriler3 Kasım 2013 Saat: 18:48
Genç belediyesine eleştiri ve öneriler Ülkemizde bilindiği gibi illerin ve ilçelerin yönetimlerinde en yetkili makamlar Valilik ve Kaymakamlık. Protokolde belediyeler onlardan sonra gelirler. Oysa ill
Zaza Dili Sempozyumu ve Kurdi-Der3 Kasım 2013 Saat: 18:48
Zaza Dili Sempozyumu ve Kurdi-Der Bu hafta dünyanın ilk ve tek Zazaca Sempozyumunda konuşulanlar hakkında yazacaktım. Fakat son anda kararımı değiştirdim. Belki duymayanlarımız vardır hatırlatmakta fa
Tüm Yazıları