Mehmet Güner
Mehmet Güner

Yazıktır, günahtır, harcamayın onları

Yazıktır, günahtır, harcamayın onları Genç ilçesinin en temel sorunlarından biri olan gençliğin kötü alışkanlıklardan kurtarılması ve korunması konusunu uzun zamandır bu köşeden irdelemeye çalışıyorum

3 Kasım 2013 Saat: 18:48
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 2.114 kez okunmuştur

Yazıktır, günahtır, harcamayın onları

Genç ilçesinin en temel sorunlarından biri olan gençliğin kötü alışkanlıklardan kurtarılması ve korunması konusunu uzun zamandır bu köşeden irdelemeye çalışıyorum. Konunun üzerinde ısrarla durmamın sebebini geçmiş yazılarımı okuyanlar bilir. Okumayanlar da az çok tahmin ediyordur. Biliyorum, bölgemizin, ilimizin ve ilçemizin çok daha büyük ve çok daha çetrefilli sorunları var. Başta siyasi ve ekonomik olmak üzere. Bu konular elbette çok önemli ama ben yine de, şartlar ne olursa olsun, geleceğimiz olan çocuklarımızın, elimizden kayıp gitmemesi için gerekli olan tüm tedbirlerin alınmasından yanayım. İşgal altında bile olsak, önceliğimiz çocuklarımız olmalı. Çünkü onlar, hayatlarında bir kez bir hata kurbanı oldular mı, ömürleri boyunca onunla yaşamak zorunda kalırlar. Onlar, bir defterin bembeyaz, hiç yazılmamış sayfaları gibidirler. Şartlar çok kötü dahi olsa, o bembeyaz sayfanın kirlenmesine, leke almasına müsaade etmemeliyiz. "Asimile edildik, geri bırakıldık, aç bırakıldık, birbirimize kırdırıldık, fermanlarla katliamlara uğradık, dilimiz yasaklandı, kimliğimiz yasaklandı" gibi nedenlerin hiçbiri çocuklarımızı temiz tutmamıza engel olmamalı. Bunların hiçbiri bahane sayılmaz.  

Belki bu ilçede çocuğunu kolejde okutabilecek aile sayısı yok denecek kadar azdır, belki bu ilçede villası olan insan hiç yoktur, belki bu ilçede lüks araçları olan, evleri demir parmaklıklarla, yüksek beton duvarlarla korunan aileler yoktur. Belki bu ilçede lüks hayat yaşayan aileler yoktur, belki bu ilçede her yaz ailecek tatile gidenler yoktur, belki bu ilçede geceleri dans partileri, kokteyller, özel geceler düzenlenmiyor. Ama bu ilçede istese de istemese de, öyle ya da böyle yaşamak zorunda olan, kendilerini nasıl bir geleceğin beklediğini bilmeyen binlerce çocuk var. Kendi istekleriyle bu dünyaya gelmemiş, kendi iradeleriyle ailelerini seçmemiş, kendi iradeleriyle yaşadıkları yeri seçmemiş binlerce çocuk. Binlerce tertemiz sayfa. Onlar kendi iradeleriyle birçok şeyi seçemediler ama onları doğuran anne-babalar, bu tertemiz sayfaları öyle ya da böyle doldurmak zorundalar. O bembeyaz sayfalara yazılan ilk harfler, düşen ilk lekeler hep aileden gelir. Bunlar iyi de olabilir, kötü de... Seçim, ailenin…  Seçim, onları yetiştirenlerin… Seçim, onların yetişmesinde sorumluluğu olan sistemin…

Bundan iki hafta önce bir yazı yazmıştım. “Geleceğimiz Zehirleniyor” başlıklı bir yazıydı. O yazıda gençlerimizin korunması, geleceğimizin karartılmaması, bu konuda bir şeyler yapılması gerektiğinden söz etmiştim. Özellikle, küçücük Genç ilçesinde kullanımı on bir yaşına kadar düşen uyuşturucu belasının üzerinde durmuştum. Bu konunun Genç için Bingöl için hayati bir önem arz ettiğini burada yaşayan herkes bilir. Hemen hemen her ailenin uyuşturucu konusuyla alakalı bir mağduriyet hikâyesi vardır. İstanbulda, Ankarada, İzmirde, Adanada yüzlerce gencimiz uyuşturucu belasına düştüğü için bir daha da yurduna yuvasına geri dönemiyor. Bu gençlerin hepsi bir zamanlar tertemiz birer sayfaydılar.  Bu konuda binlerce mağdur bulmak mümkündür.

O yazımı internet sitesinden okuyan okuyucularımdan biri Almanyadan yorum yazmış. Tam da yukarıda sözünü ettiğim mağdurlardan biri. Belki bir faydası olur diye yorumunun tek harfine bile dokunmadan buradan yayımlıyorum.

İşte bir zamanlar tertemiz bir sayfa olan gençlerimizden birinin o yorumu: "hocam yazinizi takip ettin ve size cani gönülden katiliyorum bu gencligimizi biran önce bu iletten kurtarmamiz lazim öyle yada böyle ne olursa olsun ilk baslangic esrardir ondan sonrasi zaten istemeden geliyor son yillarda cok kötu sekilde esrar genci alip göturdu gencligimizi mafetti gelecegimizi kararti bu böyle gidemez ve sürdürülemez buna bir care bulunmasi lazim ve siz hocam yukarda bazi seyleri siralamissin ve buna hemen gecinmeli nasil oluyorsa olsun ben suan avrupada yasiyorum ve halende uyusturucu belasina bagimliyim ve enkötusune hemde eroin denilen pislige kurtulamiyorumda baslagicada esrardan oldu ne yapsan kurtulamiyorum aylarca uzaklastim geldim yine bulastim ailemle kardeslerimle arkadaslarimla aram acildi yinede kurtulamadim kurtulmam icinde burayi tamemen terk etmek zorundayim ama onunda suan zamani omadigi icin yapamyiorum hocam lütfen ve lütfen bir girisim sergileyin ne oluyordsa olsun yeterki gencligmiz icin birseyler olabilsin maddi bir sikintiniz olursa emin olunki bu konu uzerindeyse ben herttullü ve fazlasiyla sizleren destek olacagim ve onun duyulmasida yine burdan olacaqk öyle birsey baslattiginizda gazatemizden destek istersiniz ve ozaman haberdar olup sizlere hertüllü yardim icin seferberlik yaratirim almanyadan yeterki sizler birseyler baslatin zaman geciyor bir an önce baslatilmali böyle birsey böyle birseyi baslatirsaniz bundan emin olunki gence enbüyük yardimi siz yapmis olacaksiniz yeterki bir baslangic olabilsin hadi hocam sizde bir umnut göruyorum ve inaniyorumki bu baslangic basariyada ulasacaktir sizlerin yardimiyla ve artik bilinclilerin yardimiyla yeterki bir baslangic ben gencin taninmis bir serserisiyim hersey öyle bir gecmiski artik dur diyemiyorum hayatima bir meil veremiyorum ve istemiyorumki benden sonraki genclikte böyle bir seylere bulasmasini" mehmetguner_@hotmail.com 




YORUMLAR

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Genç Gazetesi, Genç Haber Sitesi, Bingöl Genç ilçesi Haber sitesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Devletin değişen yüzü rahatsızlık veriyor3 Kasım 2013 Saat: 18:48
Devletin değişen yüzü rahatsızlık veriyor Devletin, Doğu ve Güneydoğudaki yüzünün değiştiği bir hakikat olarak önümüzde duruyor. Bu hakikatin neticesinde ortaya çıkan tablo karşısında iki çeşit tepki
Bingölün ilk milletvekili3 Kasım 2013 Saat: 18:48
Bingölün ilk milletvekili TBMMnin kuruluşunun doksan birinci yılı kutlamalarıyla yirmi üçüncü dönem milletvekilliği seçimlerinin arefesi denk geldi. Bu vesileyle, TBMM ve Bingölün temsiliyeti noktasın
Deprem3 Kasım 2013 Saat: 18:48
Deprem Bingölün bir türlü yenilenemeyen terminalinde otobüs bekliyordum. Tarih 30 Nisan 2003tü. İstanbula gidecektim ama elimde Ankara bileti vardı. İstanbula giden otobüslerde yer kalmamıştı. Aktarma
Genç belediyesine eleştiri ve öneriler3 Kasım 2013 Saat: 18:48
Genç belediyesine eleştiri ve öneriler Ülkemizde bilindiği gibi illerin ve ilçelerin yönetimlerinde en yetkili makamlar Valilik ve Kaymakamlık. Protokolde belediyeler onlardan sonra gelirler. Oysa ill
Zaza Dili Sempozyumu ve Kurdi-Der3 Kasım 2013 Saat: 18:48
Zaza Dili Sempozyumu ve Kurdi-Der Bu hafta dünyanın ilk ve tek Zazaca Sempozyumunda konuşulanlar hakkında yazacaktım. Fakat son anda kararımı değiştirdim. Belki duymayanlarımız vardır hatırlatmakta fa
Tüm Yazıları