Rahmi Artar
Rahmi Artar

Başka işimiz yok mu?

Başka işimiz yok mu? Herkes bir şeyler yazdı ya, ben de yazayım istedim. Bir şey bildiğimden değil ha, gıcıklığımdan yazıyorum. İki kelam yazmazsam çatlarım yoksa. Malumunuz genel seçimler yaklaştı. S

3 Kasım 2013 Saat: 18:48
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 1.903 kez okunmuştur

Başka işimiz yok mu?
Herkes bir şeyler yazdı ya, ben de yazayım istedim.
Bir şey bildiğimden değil ha, gıcıklığımdan yazıyorum. İki kelam yazmazsam çatlarım yoksa. Malumunuz genel seçimler yaklaştı. Seçimi dolayısıyla siyaseti en çok seven de ne yazık ki biziz. Birileri nabız yoklamaya başladı. Bizi bu sevdiğimiz oyuna erkenden çekmeye başladılar. Seçime daha 6 ay gibi bir zaman varken şimdiden seçime odaklanmamızı istiyorlar. İlçenin daha önemli ihtiyaçları yok muş gibi erkenden siyaset batağına çekilmek isteniyoruz ki çekildikte. Kahramanlar aranmaya başlandı bile. Aslında haksızda değiliz. Çünkü her zaman bir kurtarıcı ararız ve bir türlüde bulamayız.
Yer...
Yer...
Neresi dersiniz...
Tabi ki Genç…
Bu sefer sahnede Kitle iletişim Araçları...
Ve yine o soru: " Genel seçimlerde adayımız kim olacak?..."
Anketler ve sorular havada uçuşuyor. Yeni yapılacak olan Genç Devlet Hastanesi yeterli mi diye bir anket çalışması yapsaydınız ya. Ya da Yüksek Okul’a neden yer bulunamıyor diye bir çalışma yapsaydınız ya. Ne gerek var kardeşim bize ne hastaneden ya da Yüksek Okul’dan. Biz a‘dayımızı’ merak ediyoruz a‘dayımızı’… Eee... Zaten daha seçime 5 ay gibi uzun bir zaman varken bile bu sorunun sorulması ilçemiz için çok normal. Kahvehane köşelerinde oturup siyaset konuşuyoruz hem de yıllardır süregeliyor bu kahrolası alışkanlık. Peki, hangimiz kahvehane köşelerinde oturup da ilçe yararına bir şeyler irdeledik? Koskoca Genç’te Yüksek Okul’a bir yer bile bulamadık. Bu koca bir ayıbımız değil mi? Niye yazıyorum ki… Hangimizin umurunda… Aynı şekilde sözde inşaatı durdurulan devlet hastanesi… Müdürü kalkıp hastanenin yapımını durdurduk, değerli Vekili ise yok efendim öyle bir şey olamaz, hastanenin yapımı durdurulmadı diyor. Sözüm onlara, siz neden kendinize mal ediyorsunuz ki? Siz olsaydınız da olmasaydınız da o hastane yapılacaktı. Yapılmak zorundaydı. Bu halk keriz değil, bu halk oy deponuz değil. Kendinize mal etmeye çalıştınız ki becerdiniz de, bari adam akıllı yapsaydınız da gam yemezdik. Sadece hastane adı altında yapılacak bir kuru bina işte. Onlarca eksiği var. Hangimizin umurunda? Hepimiz hastanenin yetersiz olduğunu biliyoruz. Peki, niye kayıtsız kalıyoruz. Sesimiz mi kısıldı? Boğazımız mı düğümlendi? Bunu biz yazmasak, siz sormasanız kimse kulak asmaz. Burada biz yaşıyoruz onlar yaşamıyor. Ya İlçede ki işsizlik sorununa ne demeli? Gençlerimizin yüzde 80’i işsiz. Buna niye bir çözüm aramıyoruz da şimdiden siyaset batağına saplanmak istiyoruz… Allah aşkına Genç’te 10 kişiden fazla sayıda istihdam sağlayan bir yer var mı? Varsa da ben bilmiyorum. Cahilliğime veriniz. Suçun büyüğü bizde zaten. Çünkü seçmen biziz ama seçici davranmayan seçmenleriz. Önce seçer sonra sanki seçen biz değiliz de İstanbullu sarı çizmeli Mehmet Ağaymış gibi eleştiririz. Suçu biraz da siyaset anlayışımızda aramalıyız. Şimdiden kapıldık siyaset heyecanına gidiyoruz ya da kaptırıldık. Ama önceki filmlerle aynı filmin senaryosunu yine biz yazacağız ve yine biz oynayacağız. Sonuç mu? Yine aynı olacak buyurun…
Benim halkım...
Benim işçim... Emekçim... Çiftçim...
Benim... Benim... Deyip ileri ego tatminleriyle söylemler de bulunurlar ancak nerede anayasal bir hak kullanılsa hemen;
O öğrenci mi? Ergenekonla bağlantıları var...
O yumurta mı? Omlet yapılabilir...
O işçi mi? Ayak bağı oluyor...
O çiftçi mi? Anasını alıp gidebilir...
O Gençli mi? Ne de olsa yolunu bulur…
Ve güzel ilçemin, güzel insanlarının sömürülmeye müsait güzel duyguları her seçim döneminde yükseltilir, pohpohlanır, sevilir, sayılır, saygı duyulur... Sonra o dönem bitiverince bal kabağına dönüşen Kül Kedisi edasıyla inatla külümüzü yelleyen birileri olsa da yeniden doğsak diye sayıklar dururuz bir sonraki seçimlere kadar...
Uyur... Uyutulur... Uyurgezer bir hal içerisine düşeriz...

Sonuç olarak; Genç’te değişen hiçbir şey olmuyor. İşsizlik gün geçtikçe daha çok artıyor. Açıkçası yerimizde sayıyoruz ama halimizden de memnun bir görüntü veriyoruz.
Reva mıdır bu?
Yoksa çok büyük ayıp mı?
Sus payı mı?
Sadaka mı?
Varın bu yapılanların... Siz koyun adını...
Değişebilme umuduyla...

YORUMLAR

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Genç Gazetesi, Genç Haber Sitesi, Bingöl Genç ilçesi Haber sitesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

BİLMEYEN BİR DAL MERCİMEK SANIR!7 Aralık 2014 Saat: 21:28
“Köyün toprak zengini olan Mehmet Efendi o yıl tarlasına mercimek eker.
Mehmet Efendi, tarladaki işlerin azaldığı bir gün resmi daireler ve bankalardaki işlerini halletmek için şehir merkezine gitmeye karar verir.
8 buçuk yılın ardından…3 Kasım 2013 Saat: 18:48
8 buçuk yılın ardından…
Azizim siz hala ötekileştiremediklerimizden misiniz?3 Kasım 2013 Saat: 18:48
Azizim siz hala ötekileştiremediklerimizden misiniz? Maho Ağa der ki: - Köpek delikanlı hayvandır, kediye su bilem vermem, bir de Hacı Hasan var ki o lavuk acından geberse zekat vermem. Ben diyem de b
Ramazanda Devlet Daireleri3 Kasım 2013 Saat: 18:48
Ramazanda Devlet Daireleri Oruç, herkesin başında. Tuttun yahut keyfinin pek ala da kahyasına göre tutamadın olacak. Bir gerçek var ki bazılarımız bazılarımızdan orucu daha ziyadesiyle tutacak. Elimde
Tüm Yazıları
halı saha yapan firmalarhalı saha yapan firmalarhalı saha yapan firmalarhalı saha yapan firmalar