Rahmi Artar
Rahmi Artar

BİLMEYEN BİR DAL MERCİMEK SANIR!

“Köyün toprak zengini olan Mehmet Efendi o yıl tarlasına mercimek eker.
Mehmet Efendi, tarladaki işlerin azaldığı bir gün resmi daireler ve bankalardaki işlerini halletmek için şehir merkezine gitmeye karar verir.

7 Aralık 2014 Saat: 21:28
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 6.720 kez okunmuştur

“Köyün toprak zengini olan Mehmet Efendi o yıl tarlasına mercimek eker.

Mehmet Efendi, tarladaki işlerin azaldığı bir gün resmi daireler ve bankalardaki işlerini halletmek için şehir merkezine gitmeye karar verir.

Sabah eşini tek başına tarlaya gönderen Mehmet Efendi, köyden belki şehre gitmek isteyen olur diye düşünür ve köy kahvesine gider.

Kahvehanede bir bardak çay içen Mehmet Efendi’ye köylüleri “Bu gün şehre gitme. Resmi tatil. Hiçbir işini halledemeden geri döner gelirsin” der.

Kahvehanede biraz oturan Mehmet Efendi “Boş boş oturmakla olmaz efendiler.  Tarlaya gidip çalışmak lazım.” der ve kahvehaneden ayrılıp tarlanın yolunu tutar.

Tarlaya varan Mehmet Efendi eşini göremeyince telaşlanır.  

Telaşlı telaşlı tarlanın etrafını dolaşmaya başlayan Mehmet Efendi, tenha bir köşede eşiyle köylüsü İbrahim Efendi’yi uygunsuz bir vaziyette görür.

Deliye dönen Mehmet Efendi, bağıra çağıra eşi ve İbrahim Efendi’nin yanına doğru koşmaya başlar. Mehmet Efendi’nin sesini duyan İbrahim Efendi, can havliyle toparlanır, mercimek tarlasının içine dalar. Eşinin yanında duran küreği alan Mehmet Efendi de İbrahim Efendinin peşinden mercimek tarlasına dalar. 

İbrahim Efendi mercimek tarlasında koşarken yere düşer. Hızlı kalkabilmek için tarlaya ekli mercimekten destek alan İbrahim Efendi’nin gücüne, telaşına dayanamayan bir dal mercimek toprak ananın bağrından kopar. İbrahim Efendi’nin avcunun içine hapis olur.  

Soluğu köy meydanında alan İbrahim Efendi’yi kahvede oturan köylüleri durdurur. “ Hayırdır İbrahim Efendi, bu ne hal? Soluk soluğasın, benzin atmış” derler.

Köylülerine diyecek bir şey bulamayan İbrahim Efendi, avcunun içinde sıktığı bir dal mercimeği fark eder. Ve köylülerine “ Ne olacak efendiler, Mehmet Efendi’nin mercimek tarlasının yanından geçiyordum. Bir dal mercimek kopartayım da bakim mahsulün durumu nasıl dedim.

Mehmet Efendi de gördü, kürekle kovalamaya başladı beni. Yakalarsa öldürecek vallahi.”  

Koşmaya devam etmek isteyen İbrahim Efendi’yi köylü bırakmaz.

“ Olur mu öyle şey canım. Bir dal mercimek yüzünden adam mı öldürülür” derler ve arkadan hasıl hasıl gelen Mehmet Efendi’yi durdururlar.

Köyün ileri gelenleri Mehmet Efendi’nin ağzını açtırmadan fırça atmaya başlarlar “ La Mehmet Efendi senin yaptığın çok ayıp. Bir dal mercimek için adam adamı kovalar m? Öldürmeye niyet eder mi? Bunca yıl komşumuzsun, biz seni tanıyamamışız. Bizim tanıdığımız Mehmet Efendi köylüsüne yardım eder, malını mülkünü paylaşır. Bir dal mercimek için adam mı kovalanır. Olmadı şimdi…” derler.

Başına geleni komşularına söyleyemeyen Mehmet Efendi İbrahim Efendiye bakarak “ Ah komşular ah bilen bilir de bilmeyen bir dal mercimek sanır” der.

“Bilen bilirde bilmeyen bir dal mercimek sanır” İşin iç yüzünün bilindiği gibi olmadığını anlatmak için söylenmiş deyimin hikâyesini paylaştım sizlerle.

Neden mi?

Genç’te her geçen gün tansiyon artıyor. Genç halkı olayları dışarıdan izliyor, anlatılanı ve yazılanı dışarıdan algılamaya çalışıyor. Yukarıda sizlerle paylaştığım hikaye gibi. Olayların içerisinde olanlar da bildiklerini bahanelerin arkasına sığınarak saptırmaya çalışıyor.

Genç Belediyesi hakkında yazılıp, çizilen haberlerden dolayı gazetemize ve şahsıma yapılan hakaretlerin ardı arkası kesilmiyor. Usulsüzlüğe ve yolsuzluğa adı bulaşan Genç Belediyesi’nin yetkilileri, bizi toplumda maşa olarak lanse etmeye başladılar ve bu gibi çirkin ithamların arkasına sığınarak kendilerini aklamaya çalıştılar. Biz ‘‘Ah komşular ah bilen bilir de bilmeyen bir dal mercimek sanır’’ dedikçe, onlar bizleri ‘paralelci, maşa, hizmet düşmanları, art niyetliler, muhalefet vb.’ çirkin iftiralar yaftalamaya başladılar. Bundan dolayı ben okuyucularımızdan özür dileyerek bu yazıyı ele aldım.

İlk olarak şunu belirtmek isterim ki; Gazetemiz hiçbir şahsın, kurum - kuruluşun ve siyasi bir oluşumun tekelinde olmadı, olmaz da. Yazılan haberlerin hepsi belgeli olup, gerçeği yansıtan olaylardır.

İkinci bir husus olarak; Genç Belediyesi bir önceki dönemde şahsıma herhangi bir yardımda bulunmamıştır ve hak etmediğimiz bir para tarafımıza ödenmemiştir. Aksi bir durum varsa mevcut siyasi yönetimi yargı yoluna davet ediyorum. Bu ilçede ilk olarak şahsım ve gazetemiz hesap vermeye hazırız.

Üçüncü bir husus olarak; Başta Genç Belediye Başkanı M. Hadi Topraktan, Genç Belediyesi’nin siyasi – idari kadrosu ve yine Başkanın yandaşları, bizi ‘şucu’, ‘bucu’ gibi söylemlerle karalayıp, ‘önceki dönem, şimdiki dönem’ gibi saçma sapan savunmaların arkasına sığınarak kendilerini aklamaya çalışacaklarına, açılan soruşturma dosyalarına karşın kendilerini yargı yoluyla aklamaya çalışsınlar. Biz kimsenin icazeti altına girmedik fakat siz tüyü bitmemiş yetimin hakkına girdiniz. Bizi karalayacağınıza bu halkın karşısına geçip hesap veriniz. Yapılan usulsüzlükler ve peşkeşler alenen ortadadır.

Bu halk size önceki dönemde ne yapıldı, gelecekte ne yapılacak diye sormuyor. ‘Şu an usulsüzlük, yolsuzluk ve peşkeş var mı, yok mu?’ bunu soruyor.

Varsa cesaretiniz siz bu soruya cevap veriniz..

YORUMLAR

 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Yazıya 1 yorum yapılmıştır
aysberg12 10.12.2014 19:11
Onceki dönem ortadaki donem son donem bu ne mantik anlamadim gitti.Bu gencin siyasetteki öncüleri ve mazbatalilari bu 12 yıllık mazide ne zaman hakli oldular kiii simdi hakli olup HAKK ı savunsunlar ne zaman temizlendilerde simdi AK lanipta paklansinlar gencin siayaseti ve gelecegi herkesce malum 3-5 kişilik bir BERMUDA ŞEYTAN ÜÇGENİ Kuran sebekenin elinde vanpirler gibi Gelecegimizi emip emip gidiyorlar diğer yobazlıklarıda hariç vs. Vs. Vs. Hemsehrilerime selamlar
 

Genç Gazetesi, Genç Haber Sitesi, Bingöl Genç ilçesi Haber sitesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

8 buçuk yılın ardından…3 Kasım 2013 Saat: 18:48
8 buçuk yılın ardından…
Azizim siz hala ötekileştiremediklerimizden misiniz?3 Kasım 2013 Saat: 18:48
Azizim siz hala ötekileştiremediklerimizden misiniz? Maho Ağa der ki: - Köpek delikanlı hayvandır, kediye su bilem vermem, bir de Hacı Hasan var ki o lavuk acından geberse zekat vermem. Ben diyem de b
Ramazanda Devlet Daireleri3 Kasım 2013 Saat: 18:48
Ramazanda Devlet Daireleri Oruç, herkesin başında. Tuttun yahut keyfinin pek ala da kahyasına göre tutamadın olacak. Bir gerçek var ki bazılarımız bazılarımızdan orucu daha ziyadesiyle tutacak. Elimde
Sıradaki gelsin!3 Kasım 2013 Saat: 18:48
Sıradaki gelsin! Nedir bu Gençin hali? Benim güzel İlçemde (sanırım yakında bu sözüde söyleyemeyeceğiz, o yüzden bol bol kullanayım) hergün yeni bir stresle güne başlıyoruz. Metruk bir yapı içinde ins
Tüm Yazıları