Rahmi Artar
Rahmi Artar

Ramazanda Devlet Daireleri

Ramazanda Devlet Daireleri Oruç, herkesin başında. Tuttun yahut keyfinin pek ala da kahyasına göre tutamadın olacak. Bir gerçek var ki bazılarımız bazılarımızdan orucu daha ziyadesiyle tutacak. Elimde

3 Kasım 2013 Saat: 18:48
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 5.476 kez okunmuştur

Ramazanda Devlet Daireleri

Oruç, herkesin başında. Tuttun yahut keyfinin pek ala da kahyasına göre tutamadın olacak. Bir gerçek var ki bazılarımız bazılarımızdan orucu daha ziyadesiyle tutacak. Elimde teknoloji harikası bir oruçölçer olmadığına göre, oruç tutarken kimin kimden daha fazla emek sarfettiğini çarşaf listelerle açıklayarak kibrin son safhasına varmak zevki, çürük şahsımın haddine değildir. Hepimizin görüp de bildiklerini, kağıtla dertleşen yalın ve yalnız insan türüne yazar denir gerçeğinden yola çıkarak, orucu insani yanıyla ele almak istedim yüksek müsadenizle. İnsandan Ramazan Manzaraları...

Memur Mahmut Efendinin hikayesi:

Mahmut Efendi, sabahın saat 8inde günlerini gömdüğü devlet dairesine gitmek maksadıyla evinden suratle çıkar. Sağ eli sağ cebinde sigara, sol eli sol cebinde çakmağa kavuşmuşken zihninde istemsiz bir şimşek çakar. Sahur... oruç... Evet, sonuçta günün Ramazanın ilki olduğunu anımsamıştır. El geriye, ayak geriye, keyif geriye, yanak geriye, sinir ibresi henüz ilk andan ileriye gider. Devlet dairesinde şahsına takdim edilmiş küçük odasındaki gösterişli koltuğuna, çalıma lüzum görmeksizin kurulur. Klima soğuk butonunda onyedi dereceye ayarlanır. Bugün hergünkü kadar çalışmaya lüzum görülmez. Bıkıp usanmamacasına iki işlem saatler boyu yeknesak tekrarlanır. Sigara tüttürdüğünü düşün, dakikaları say. Sigara tüttürdüğünü düşün, dakikaları say... Dakikaları düşün; sagarayı say! Yanlış duymadınız. Saatler boyu dakikaları ve sigaranın hayalini tükettiğinden, artık müptela beyni aklına amade değildir. İftar vakti yaklaştıkça ellerin titremesi, ayakların titremesi, frene rağmen gazlayan küfürler, küçük bir iş için geldiydik diyenleri yaka paça dışarı atmalar, sonrasında ne yaptım benli pişmanlıklar artarak devam eder. Elinde sıcak pide ekmekle eve gidildiğinde yemek halen hazır değilse, yahut yemek hazır ama sofra kurulmamışsa kıyamet kopar. Ezan okunur, suya kavuşulur, kaşığa iki kaşık çorba vurulur...Sonrası malum. Sağ el sağ cepte sigaraya, sol el sol cepte çakmağa kavuşmuştur.

 Şehrin birinde, Mahmutun biri henüz o merede kavuşamamışken, Mahmut Efendinin dumanı çoktan gecenin esmere çalan karalığına kavuşmuştur...





YORUMLAR

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Genç Gazetesi, Genç Haber Sitesi, Bingöl Genç ilçesi Haber sitesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

BİLMEYEN BİR DAL MERCİMEK SANIR!7 Aralık 2014 Saat: 21:28
“Köyün toprak zengini olan Mehmet Efendi o yıl tarlasına mercimek eker.
Mehmet Efendi, tarladaki işlerin azaldığı bir gün resmi daireler ve bankalardaki işlerini halletmek için şehir merkezine gitmeye karar verir.
8 buçuk yılın ardından…3 Kasım 2013 Saat: 18:48
8 buçuk yılın ardından…
Azizim siz hala ötekileştiremediklerimizden misiniz?3 Kasım 2013 Saat: 18:48
Azizim siz hala ötekileştiremediklerimizden misiniz? Maho Ağa der ki: - Köpek delikanlı hayvandır, kediye su bilem vermem, bir de Hacı Hasan var ki o lavuk acından geberse zekat vermem. Ben diyem de b
Sıradaki gelsin!3 Kasım 2013 Saat: 18:48
Sıradaki gelsin! Nedir bu Gençin hali? Benim güzel İlçemde (sanırım yakında bu sözüde söyleyemeyeceğiz, o yüzden bol bol kullanayım) hergün yeni bir stresle güne başlıyoruz. Metruk bir yapı içinde ins
Tüm Yazıları