Sinan Atan
Sinan Atan

Bugün Sağlıklıyız Peki Ya Yarın?

Öncelikle İlçemizde ikamet eden yaklaşık 900 engellinin sesi olan ve onlar için Engelsiz Yaşam Derneği adı altında sıcak bir yuva oluşturan Sayın Kaymakamımız Abdullah Köklü’ye ve bu Dernek çalışmasında emeği geçen herkese sonsuz

1 Aralık 2013 Saat: 15:57
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 4.911 kez okunmuştur

Öncelikle İlçemizde ikamet eden yaklaşık 900 engellinin sesi olan ve onlar için Engelsiz Yaşam Derneği adı altında sıcak bir yuva oluşturan Sayın Kaymakamımız Abdullah Köklü’ye ve bu Dernek çalışmasında emeği geçen herkese sonsuz şükranlarımı sunarak başlamak istiyorum yazıma…

3 Aralık Dünya Özürlüler (Engelliler) Günü üzerine yazmak geldi içimden bugün. Hayatımızın her anının engellerle dolu olduğunu düşünüp, kendimiz dışındakilerin sorunlarına üç maymunu oynayan biz engelsizler(!) çocuklarımızın engelli akranlarına karşı duyarlılık geliştirmeleri için önayak oluyor muyuz?

Cevap koca bir “HAYIR”

Yok, saymak ve kaçmak ne kadar kolay değil mi?

Yüzleşmek ve çözüm üretmek yerine, sadece acıyarak bir çıkış bulmak kendimize, Allah korusun diyerek kulağımızı çekip, tahtaya vurmak ne kadar da basit!

Biz yetişkinlerin ve çocuklarımızın öğrenmesi gereken ilk gerçek engellilere karşı acıma hissi duymadan, onlara elimizi uzatma tutumunu içselleştirmemiz. Onlar geçmişten bugüne kendilerine acımamamızı var güçleriyle haykırıyorlar oysaki! Bunu klişeleştirip tekrarlıyoruz. Ama gerçekle yüzleşmediğimiz için davranış biçimi haline getirmiyoruz. Çocuklarımıza da, engelli birini gördüğümüzde, durumunu farkında olmadan acıyarak anlatıyoruz ve çocuğumuzun zihnine onun resmini zavallı biri olarak çiziyoruz.

Hayatın zorluklarını daha çok hisseden, engelli vatandaşlarımızın sorunlarının gündeme getirilmesi, bunlara çözüm üretilmesi ve diğer vatandaşlarımızın duyarlığının artırılması ve onların hatırlanması bakımından böyle özel günler önem taşımaktadır.

Unutulmamalıdır ki, engelli bireyin yaşadığı sorunlar sadece kendisinin değil, ailelerinin, çevrenin, toplumun, kısacası tüm insanların ortak sorunudur. Bu sorunun etkin bir şekilde çözümü de toplumun bütün kesimlerinin vereceği destek, göstereceği duyarlılık ve farkındalık ile gerçekleşir.

Bu bakımdan, engelli vatandaşlarımızın meslek edinip üretken hale getirilmesi, sağlık, eğitim, ulaşım ve iyileştirme başta olmak üzere tüm ihtiyaçlarının karşılanması suretiyle, kendi kendilerine yetebilen bireyler haline gelebilmelerini ve toplumsal hayata katılımlarını sağlamak gerekir.

Sizlere bazı yaşanmış olayları anlatarak daha da somutlaştırmak istiyorum.

İşitme engelli bir vatandaş postaneye gidip evine telefon bağlatmak için başvuru yapmış. Görevli memur, duymayan bir adamın telefonla ne işi olabilir ki diye hafiften alaya almış durumu. Oysa adam ve çevresindeki, ailesindeki duyma engelli çok sayıdaki eşi dostu, evlerine aldıkları faks cihazlarıyla birbirleriyle iletişim kuruyorlarmış.

Başka bir arkadaşım ortaokul yıllarında başına gelen bir olayı anlattı. Bir arkadaşıyla birlikte otobüse binmiş. Bir süre sonra otobüse görme engelli bir adamcağız daha binmiş. Arkadaşımın arkadaşı ses tonunu ayarlamadan “Kör bir adam, ama saat takmış!” demiş kıkırdayarak. Adam saati kıza uzatarak, bunun görme engelliler için tasarlanmış özel bir saat olduğunu ve göremediğini ama konuşulanları duyabildiğini ve kendisinin de konuşabildiğini söylemiş. Kızın ne kadar utandığını tahmin etmek zor değil. Daha da kötüsü, açıklama yapmak zorunda kalan görme engelli vatandaşın bir günde bunun gibi ne kadar çok durumla karşılaştığını ve yaptığı her açıklama ile ne kadar yıprandığını, haklı olarak ne kadar çok öfkelendiğini...

Engellilerin dünyasına ne kadar uzak yaşıyoruz. Sanki onlar bu toplumun bir parçası değillermiş gibi davranıyoruz çoğu zaman. Çocuklarımızın engelli akranlarına karşı duyarlılık geliştirmelerini istiyorsak önce biz yetişkinler önyargılarımızdan kurtulmalı, empati kurabilmeliyiz.

Herhangi bir yetersizliği olan birine karşı tutumlarımıza dikkat etmeliyiz. Toplumda gördüğüm bazı durumları yazmadan geçemeyeceğim.

Bir engelliyle karşılaştığımızda öncelikle “Aaa, sana ne oldu?” diye sormamız onu derinden etkiliyordur.

Çocuğu engelli olan anne ve baba’ya; “Siz öldükten sonra ne olacak bunun hali?” denildiğinde o ailenin içinde olduğu psikolojik durumu düşünmemek elde değil.

Bir engelli ile karşılaşıldığında yanındaki çocuk “Aa, o ne, sen neden öylesin?” gibi sorunca “Hişt, sus bakayım, çok ayıp” gibisinden sözlerle çocuğun susturulması, ona başka açıklama yapılmaması kadar yanlış bir davranış yoktur. Gerekli açıklamaları yapmamız gerekiyor.

3 Aralık Dünya Engelliler günü dolayısıyla herkesi  “Ben engelli olsaydım, çocuğum engelli olsaydı nasıl davranılmasını isterdim?”  sorusunu kendimize sormaya ve engelli vatandaşlarımıza sahip çıkmamız gerektiğini düşünüyorum. 3 Aralık Dünya Engelliler gününün toplumsal duyarlılığımızın artmasına vesile olması temennisiyle, tüm engelli vatandaşlarımıza sağlıklı, mutlu ve toplumla bütünleşmiş bir yaşam diliyorum. Ve şunu unutmamalıyız. Her insan birer engeli adayıdır ve herkes bir gün engelli olabilir.  Bu yüzden engelli vatandaşlarımızın sıkıntılarını anlamaya çalışmalı ve onlara her konuda destek olmalıyız.

 

 

YORUMLAR

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Genç Gazetesi, Genç Haber Sitesi, Bingöl Genç ilçesi Haber sitesi Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

TANITIM GÜNLERİ AMACINA ULAŞTI23 Kasım 2014 Saat: 23:02
13-16 Kasım Güneşin en güzel doğduğu şehir ‘Bingöl Tanıtım Günleri’ organizasyonun yapıldığı önemli bir tarihti Bingölümüz için. ‘Bingöl Tanıtım Günleri’ için çok şeyler söylendi, çok şeyler yazıldı.
UYUŞTURUCU VE GENÇLİK!9 Kasım 2014 Saat: 19:36
Son zamanlarda gençlik nereye gidiyor diye hep sorar oldum kendime. Özellikle geleceğin teminatı diye görülen yarınların büyükleri gençlerin ,“uyuşturucu” batağındaki vahim görüntüsü ürkütüyor toplumu. Manzara korkunç ve ürküt
NASIL OLMALI?2 Şubat 2014 Saat: 15:30
Mart ayında yapılacak seçimlere 2 ay gibi kısa bir süre kaldı. Bu günlerde herkes seçimle yatıp, seçimle kalkar oldu. Malum seçimlere gün gün yaklaşıyoruz.
ANKARADAN BELEDİYE BAŞKANI ATAMAK!5 Kasım 2013 Saat: 11:30
GENÇLER NELER İSTER?3 Kasım 2013 Saat: 18:48
GENÇLER NELER İSTER? Konu hakkında fazla bir araştırma yapmadım, kendi isteklerimi ve çevremde rastladığım bazı örneklerden yola çıkarak yazacağım bu yazıyı. O zaman haydi başlayalım... Akıllarda kliş
Tüm Yazıları